26. gün: 10 Eylül 2008, Avusturya, Innsbruck
Hedef Avusturya,
Alpleri aşıyoruz :)
Günün ilk yarısı böyle güzel, ama akşamüstü sel olup yağan yağmurla birlikte yolculuğun son 1 saati bizi yine kamping yerine pansiyona sürüklüyor. Odada nerede ısıtma varsa üstleri bot-mont-eldivenle dolduruyoruz.
Innsbruck merkezi çok hoş, beslenme tarzı İtalya’dan farklı. Patates, şnitzel, bira, oooh :)
27. gün: 11 Eylül 2008, Avusturya, Innsbruck
Bir gün önce gelip görüp beğenip yağmur yüzünden kalamadığımız kamping’e sabah erkenden, oteli terkedip yerleşiyoruz.
28. gün: 12 Eylül 2008, Verona, Modena
Yine yağmurla başlayan bir gün, herhalde dağların eteklerinde kurulan yerler böyle hep yağışlı oluyor.
Verona’ya varıyoruz. Müzeye çevrilmiş şehrin kalesi, ödüllü bir restorasyon örneği:
Verona’dan gün batımında ayrılıp Modena’ya varıyoruz. İlk bulduğumuz kamping’de bira ve fıstık keyfi, hop uyku vakti :)
29. gün: 13 Eylül 2008, Modena, Bolonya, Venedik
Modena, Ferrari’nin fabrikası ve müzesi.. ve tabi Umut :)
Ardından Bolonya’ya geliyoruz, günlerden Cumartesi ama çalışkan İtalyanlar Ducati Müzesi’ni açmıyorlarmış Cumartesi günleri, zekice...
Bolonya’nın merkezini motorla gezdikten sonra akşamüstü Venedik’e devam ediyoruz. Hava kapatıyor ve bulutlar yoğunlaşıyor. Venedik’e girişte başlayan çılgın yağmurla gezinin en ıslak gününü yaşıyoruz. Daha önceden belirlediğimiz kamping’de bungalovlar da var ve hedefimiz Venedik’teki ilk gecemizde bu bungalovlardan birinde kalıp giysilerimizi kurutmak. Fakat bungalovlarda yer bulamıyoruz ve jetonlu internet makinesinden Venedik’te ucuz bir otel arıyoruz. Kamping’e yakın bir otel buluyoruz, otelin sayfasında “agriturismo” gibi birsey yazıyor. “agriculture” ve “tourism” kelimelerinden türediği belli. Belli de illa bütün arazi neden gübre kokuyor :) Tarım turizmi diye bir akım başlamış sanırım son yıllarda. Venedik’in anakara kısmındaki çiftlikler turizm potansiyelinden faydalanmak için çiftlik binalarını otele çevirmişler. Neyse ki bizi o akşamlık ihya edecek kadar iyiydi. Yağmursa bütün gece ve ertesi sabah devam etti...
30. gün: 14 Eylül 2008, Venedik
Sabah kahvaltı sonrası otelden ayrılıp kamping’e, evciğe, yerleştik ve Venedik sokaklarına daldık. İlk durağımız cam atölyeleriyle ünlü Murano Adası.
Akşam Saint Marco Meydanı’nda dolanıyoruz.
31. gün: 15 Eylül 2008, Venedik
Kamp alanı:
Kanal gezintisi:
4 yılda bir çekilen Venedik pozu :) Aynısını 2004’te de çekmiştik...
Not 2013: 2012’de de bir uçak aktarması için uğradığımızda yine tekrarladık, bu bir ritüele dönüştü artık, yapacak birşey yok 2016’da da bir şekil Venedik’teyiz :)
Gezinin kapanış konuşması:
32. gün: 16 Eylül 2008, Trieste
Bugün motorumuzu Trieste Limanı’ndan gemiye bindirip gece 23’te Ljubliana’dan kalkıp İstanbul’a gidecek uçağımıza biniyoruz.
Biz çok keyif aldık, çok eğlendik. Herşeyden önemlisi dolu dolu yaşanmış bir aydı ve döndüğümüzde giderkenkinden çok farklıydık. Her günümüz laylaylom keyifli geçmedi tabi, ama o yorgunluklar, ıslanmalar, üşümeler, işte hep bunlar oluyor o geziyi unutulmaz yapan, o tekdüze gidişteki aşağı-yukarı sivrilişler...
Ve işin güzeli, dünya çok büyük...
görüşmek üzere... :)
Ve işin güzeli, dünya çok büyük...
görüşmek üzere... :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder