Salı, Ağustos 26, 2008

2008 İtalya Gezimiz, 11-15. günler

11.gün / 26 Ağustos 2008 Salı

Salerno'da sabah.


Amalfi, limonu ve tabiki limonatasıyla meşhur.




Sorrento...


Sorrento'dan Capri Adası'na...



Funikulerle yukarı çıktıktan sonraki manzara. Ada genel olarak acayip lüks restoran ve otellerler dolu, oldukça da turistik belli ki, pek de önemli bir şey yokmuş deyip ayrılıyoruz.



Yolcular ve arkada bağlı torbalar :)


12.gün / 27 Ağustos 2008 Çarşamba

Baia Domizia Kampına varıyoruz, ancak araç girişinin yasak olduğu bir zaman, siesta, olduğundan kapıda biraz oyalanıyoruz.



Demet: Umut yine oyunda...



13.gün / 28 Ağustos 2008 Çarşamba

Kampta sabah...



Sonrasında yolumuz Roma.



Ve Bracciano Gölü... Vardığımız saat, hava, gün batımı, akşamki yemek, herşey muhteşem...








14. gün: 29 Ağustos 2008: Zafer Bayramı, biz Roma’dan Floransa’ya...

Sabah Bracciano Gölü’nden kampımızı toplayıp ayrılıyoruz.



Roma’dan Floransa’ya uzanan otobanı başlarında terkedip Spoleto ve Assisi’de öğle saatlerini geçiriyoruz.

Özellikle Assisi gerçekten büyüleyiciydi. Perugia Eyaletindeki biçok benzeri gibi 15. ve 16. yy’dan günümüze özenle korunarak gelmiş bu kasabanın sakinlerini çok kıskandık :)







Umut: Bu da benim için günün en eğlenceli kısmıydı :)


Assisi’den ayrılışımız:


Akşam varışımız İtalya’nın büyük kentlerinden biri, Floransa.


Hava neredeyse kararmak üzere olduğundan merkeze ulaşmadan önce yol üstü bir Mc Donalds’ta karnımızı doyurup Michaelangelo Camping’e 21 gibi varıyoruz. Bu gece kendi çadırımızda değiliz. Kamp alanı sabit çadırlardan oluşuyor ve kendi çadırını kurmak sadece 2-3 euro daha hesaplı. Bu yüzden içinde yürünebilecek kadar yüksek bu çadırları tercih ediyoruz. 2004 yılında ilk kez geldiğimiz bu şehrin gece manzarasını hissetmeye çalışıp uykuya geçiyoruz.


15. gün: 30 Ağustos 2008: Floransa sürtükleri :)

Kamptan sabah çıkıp merkeze doğru bir yürüyüş yapıyoruz.


Bütün gün Floransa sokaklarında gezip turluyoruz. 2004’te 3 gün kalıp birçok yerini gezdiğimiz için bu sefer sadece o ortamda bulunma, kafelerde oturup etrafa bakınıp dinlenme hissiyatındayız.


Akşamüstü bir ara Bilim Müzesi’ne gidiyoruz. Yeni Çağ’da özellikle Galileo Galilei gibi İtalyan bilimadamlarının buluşlarının ve kullandıkları aletlerin sergilendiği, genelde astronomi ile ilgili keyifli bir müze.


Baktık ki kampinglerde elektrik ücrete dahil, ama kablosu olana. Karavancıları düşünerek hazırladıkları elektrik prizleri trifaze. Biz de tüm İtalyanca bilgimizi birleştirip giriyoruz bir elektrikçiye ve sonunda bir ucu normal, bir ucu trifaze 3m.’lik bir uzatma kablo yaptırıyoruz. Artık telefonlar gece şarj olabilecek :)
Tam güneş batarken bizim kampın yukarısında, şehri tepeden, Arno Nehri’nin de karşısından gören basamaklarda bir sokak sanatçısına denk geliyoruz. Süper bir manzara, şahane müzik, kaliteli ortam, daha ne istenir ! Bu güzel akşamla günümüzü sonlandırıyoruz.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder